Cumhurbaşkanı ve AKP genel başkanı R. T. Erdoğan ve Hazine Bakanı, Maliye Bakanı, Merkez Bankası Başkanı dahil devlet erkanıyla birlikte, dünyanın en büyük varlık yönetim fonu şirketi BlackRock’ın CEO’su Larry Fink’le, İstanbul Dolmabahçe Çalışma Ofisinde 27 Mart 2026 tarihinde görüşme gerçekleştirdi.
BirGün gazetesi muhabiri, gazeteci İsmail Arı, gazetesinde bir çok yolsuzluk ve rant haberlerini yapan ve bu haberlerinden dolayı defalarca savcılığa ifade veren bir gazeteci. Vakıflarda yolsuzluklar, kültür varlıklarının talanın talanı, yargıda usulsüz, liyakatsız atamaların varlığı gibi haberlerinden dolayı 21 Mart 2026 tarihinde tarihinde tutuklandı. Tutuklanma gerekçesi haberlerinin suç olması değil, tam tersi haberlerine konu olan durumların suç olması ve bir daha bu haberleri yapamaması içindi.
Gaziantep’te bulunan Başpınar Organize Sanayi Bölgesinde Sırma Halı işçileri düzenli olarak hak gaspına uğruyordu. Zamları, mesaileri, hatta aylıkları düzenli ödenmeyen Sırma Halı işçileri, haklarına karşı saldırıdan usandıkları için eylemlilik haline geçtiler. Birtek-Sen (Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası) ve Genel Başkanı Mehmet Türkmen işçilere destek vermek için işçilerin yanında yerlerini aldı. Yapılan eylemlerden birinde yaptığı konuşma gerekçe gösterilerek sendikacı Mehmet Türkmen 16 Mart 2026 tarihinde tutuklandı. Mehmet Türkmen’e yöneltilen ”suçun” üstünü kazıdığımızda, Mehmet Türkmen’in bir daha herhangi bir sendikal faaliyette bulunamaması için tutuklandığı gün yüzüne çıkıyor.
30 Mart 2026’da, Akbelen Ormanları çevresinde bulunan Çakıralan, Karacaağaç, İkizköy, Çamköy, Karacahisar, Bağdamları mahallelerinde bazı tarım arazilerinin, kamulaştırma kararlarına karşı açılan davalar daha sürerken, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından bu arazilerde değer tespiti ve el konulmasına yönelik keşif gerçekleştirildi. Keşfin gerçekleşmesine tepki gösteren Akbelen halkı bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamayı İkizköylü olan doğa savunucusu Esra Işık yaptı. Aynı günün gecesinde Esra Işık Gözaltına alındı ve ertesi günün sabahında tutuklandı. Esra Işık’a da yöneltilen suç, suş değil. Doğasına sahip çıkmak ve hemşehrileriyle birlikte bu doğa talanına engel olmaya çalışmak. Tutuklanma gerekçesinin asıl nedeni ise doğayı savunamasın diyedir.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Bşkanı R. T. Erdoğan 6 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen kabine toplantısından sonrası: ”Ekonomi kurmay ekibimiz şu an Türkiye’yi çok uluslu şirketler için bölgesel yönetim merkezi olarak güçlü şekilde konumlandırmak için yoğun çaba sarf ediyor.” Dedi.
6 Nisan 2026 günü Milas Cuhuriyet Başsavcılığının talimatıyla bir soruşturma açıldı. Bu soruşturma kapsamında, Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu, 30 Mart’da tutuklanan doğa savunucusu Esra Işık’ın tutuklanma gerekçesine tepki içeren sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek tutuklandı.
Tam Aziz Nesin’lik dedikleri türden mi demeliyiz bu durumlara acaba? Ülkenin dört bir tarafında sendikacılar, gazeteciler, doğa savnucuları tutuklanıyor. Hem de şirketlerin çıkarlarına ters düşen işlker yaptıkları için. Evet bu söylediğimiz doğru. Eşyayı adıyla çağırmak lazım. Mahkemeler türlü gerekçeler icad ederk tutuklama işlemleri gerçekleştiriyor ama asıl gerçek ortada; Sermayenin çıkarı! Evet söz konusu olan sermayenin çıkarı. Yerli ve yabancı sermaye el ele vermiş, ülkeyi parsel parsel paylaşmış, yok etmeye çalışıyor. Para kazanmaları uğruna bunu yapıyorlar.
Yurtttalar da ülkeleri, emekleri, yaşam alanları ve gelecekleri için ellerinden ne gelirse onu yapıyor. En başında örgütlü davranmaya çalışarak, birlikte hareket etmeye çalışarak. Sermayenin sözcüleri, hatta sermayenin direkt kendileri olmuş iktidar ne yapıyor? Hukuk aygıtıyla yurttaşları etkisizleştirmeye, sessizleştirmeye, örgütsüzleştirmeye çalışıyor. Bunu da toplumun en önde olanlarına saldırarak, toplumu derleyen toplayan öncü özneleri ceze evlerinde tutsak ederek yapmaya çalışıyor.
Elbette tutsak olanlar içeride de susmayacak, devam edecek. Elbette çıkacaklar, devam edecekler.
Ayrıca bu topraklar bereketlidir. Yine öncüler çıkartır, yine sizin karşınıza derli toplu dikilişlerin öncülüğünü yaparlar. Tutuklama saldırılarının hepsinin halkın öfkesini, yurt sevgisini, emek kavgasını dağıtıcı olmasını hedefleyen ve bunu murad eden sermaye ye öncüleşen halk, öncüleşen emekçiler olarak cevap verebiliri; Böyle cevap verelim!
Yazar: K. Hasan Çoğal

