Dağların Direnişi, Soğuk Meydanın Sessizliği ve Halkın Eğilmeyen Onuru…
Dersim’i anlamak, yalnızca bir coğrafyayı bilmek değildir; dağların nabzını duymayı, rüzgârın taşıdığı eski sözleri işitmeyi, Munzur’un suyundaki binlerce yıllık hafızayı okumayı gerektirir. Burada her taş, her patika, her ağaç bir hikâyeyi saklar: bir çocuğun kahkahasını, bir ananın ağıdını, bir ocağın sönüşünü, bir direnişin yeniden doğuşunu… Ama 1937–38, bütün bu hikâyelerin arasına yırtıcı bir karanlık gibi […]
Dağların Direnişi, Soğuk Meydanın Sessizliği ve Halkın Eğilmeyen Onuru… Read More »


